-
Toplum-PolitikaEkoloji mücadelemiz için bir öz eleştiri ve yeni bir başlangıç şart!Sermaye grupları adeta yeni bir “altına hücum” dalgasıyla Kürdistan’a yönelmiş durumda. Madenlerden GES’lere, HES’lerden JES’lere kadar her projeyle, toprağın, suyun ve yaşam alanlarının etrafına yeni … -
EdebiyatGerçeğin sonsuz çölü: Kan MeridyeniUçsuz bucaksız bir kitap var karşımızda, dünyanın sayılı çöllerinden birindeyiz. Amerika’nın ABD’ye dönüşme sancısının olduğu yıllar. Kimi figürleri gerçekte yaşamış Glanton Çetesi’nin ardında, Meksika sınırında … -
Kültür-SanatOrada ölüler var, inşa edeceğiniz odalarda uyuyacakKentleşmenin tek tipleşmesi ve doğanın tahribatı kültürlerin, insanların ve düşüncelerin çeşitliliğini de yok ediyor. Doğduğu evin, okuduğu okulun, oynadığı sokakların yitimiyle silinen mekanlar değil sadece, … -
Anı-HikâyeAynı sularda boğuluyoruz birbirimize değmedenHer iki kardeş de boğuldu. Biri suda, biri karada. Geride esnafın eğlendiği şarkılar kaldı. Aradan tam kırk yıl geçmiş ama kadının hâlâ bir eve ihtiyacı … -
EdebiyatHakikat arayışında çekilinen yerBen geçmişin parçalar, parçacıklar halinde bugüne geldiğini düşünüyorum. Proust diyelim eski bir aşkı düşündüğünde ilgili kişiye dair bütün manzarayı ve süreci önümüze yavaş yavaş serer, …
Gündem
-
Hakikat arayışında çekilinen yer
Tarih: 01/11/2026 | Kategori: Edebiyat | Dosya: Gökhan Ramazanoğlu
Ben geçmişin parçalar, parçacıklar halinde bugüne geldiğini düşünüyorum. Proust diyelim eski bir aşkı düşündüğünde ilgili kişiye dair bütün manzarayı ve süreci önümüze yavaş yavaş serer, bense geçmişten bazı anları gelişigüzel biçimde bugüne taşımayı tercih ediyorum.
-
Aynı sularda boğuluyoruz birbirimize değmeden
Tarih: 29/10/2026 | Kategori: Anı-Hikâye | Dosya: Roza Alkan
Her iki kardeş de boğuldu. Biri suda, biri karada. Geride esnafın eğlendiği şarkılar kaldı. Aradan tam kırk yıl geçmiş ama kadının hâlâ bir eve ihtiyacı var. Bir yurda. Bir kadına kırk yıl boyunca başını sokabileceği bir ev vermeyen bu dünyayı yakmalıydık.
-
Orada ölüler var, inşa edeceğiniz odalarda uyuyacak
Tarih: 26/10/2026 | Kategori: Kültür-Sanat | Dosya: Eylem Özbuğanlı
Kentleşmenin tek tipleşmesi ve doğanın tahribatı kültürlerin, insanların ve düşüncelerin çeşitliliğini de yok ediyor. Doğduğu evin, okuduğu okulun, oynadığı sokakların yitimiyle silinen mekanlar değil sadece, hafızalar da. O nedenle o kente bakarken geçmişin kültürel birimi ve acı-tatlı bilgisi ile bakıyoruz.
-
Gerçeğin sonsuz çölü: Kan Meridyeni
Tarih: 16/10/2026 | Kategori: Edebiyat | Dosya: Bilge Aksu
Uçsuz bucaksız bir kitap var karşımızda, dünyanın sayılı çöllerinden birindeyiz. Amerika’nın ABD’ye dönüşme sancısının olduğu yıllar. Kimi figürleri gerçekte yaşamış Glanton Çetesi’nin ardında, Meksika sınırında geziniyoruz. Amaç, bir kontrgerilla faaliyeti titizliğinde “yerlilerin” kafa derisini soymak. Yolumuz Meksika’ya düştükçe karşımıza çıkan İspanyollar’ın kafalarını da soyuyoruz. Neticede insanların kafa derisi birbirine benzer.
-
Ekoloji mücadelemiz için bir öz eleştiri ve yeni bir başlangıç şart!
Tarih: 10/10/2026 | Kategori: Toplum-Politika | Dosya: Fatih Çiçek
Sermaye grupları adeta yeni bir “altına hücum” dalgasıyla Kürdistan’a yönelmiş durumda. Madenlerden GES’lere, HES’lerden JES’lere kadar her projeyle, toprağın, suyun ve yaşam alanlarının etrafına yeni çitler çekiliyor.
PolitikART
Bültene Abone Olun!
Son Yazılar
Hakikat arayışında çekilinen yer
Ben geçmişin parçalar, parçacıklar halinde bugüne geldiğini düşünüyorum. Proust diyelim eski bir aşkı düşündüğünde ilgili kişiye dair bütün manzarayı ve süreci önümüze yavaş yavaş serer, bense geçmişten bazı anları gelişigüzel biçimde bugüne taşımayı tercih ediyorum.
Aynı sularda boğuluyoruz birbirimize değmeden
Her iki kardeş de boğuldu. Biri suda, biri karada. Geride esnafın eğlendiği şarkılar kaldı. Aradan tam kırk yıl geçmiş ama kadının hâlâ bir eve ihtiyacı var. Bir yurda. Bir kadına kırk yıl boyunca başını sokabileceği bir ev vermeyen bu dünyayı yakmalıydık.
Orada ölüler var, inşa edeceğiniz odalarda uyuyacak
Kentleşmenin tek tipleşmesi ve doğanın tahribatı kültürlerin, insanların ve düşüncelerin çeşitliliğini de yok ediyor. Doğduğu evin, okuduğu okulun, oynadığı sokakların yitimiyle silinen mekanlar değil sadece, hafızalar da. O nedenle o kente bakarken geçmişin kültürel birimi ve acı-tatlı bilgisi ile bakıyoruz.
Gerçeğin sonsuz çölü: Kan Meridyeni
Uçsuz bucaksız bir kitap var karşımızda, dünyanın sayılı çöllerinden birindeyiz. Amerika’nın ABD’ye dönüşme sancısının olduğu yıllar. Kimi figürleri gerçekte yaşamış Glanton Çetesi’nin ardında, Meksika sınırında geziniyoruz. Amaç, bir kontrgerilla faaliyeti titizliğinde “yerlilerin” kafa derisini soymak. Yolumuz Meksika’ya düştükçe karşımıza çıkan İspanyollar’ın kafalarını da soyuyoruz. Neticede insanların kafa derisi birbirine benzer.
Ekoloji mücadelemiz için bir öz eleştiri ve yeni bir başlangıç şart!
Sermaye grupları adeta yeni bir “altına hücum” dalgasıyla Kürdistan’a yönelmiş durumda. Madenlerden GES’lere, HES’lerden JES’lere kadar her projeyle, toprağın, suyun ve yaşam alanlarının etrafına yeni çitler çekiliyor.
Bürokratikleşen siyaset, güçlenen sermaye ve dışlanan yoksullar
Bu yazı Kürdistan'da ekonomi politik tartışmalarına, siyasal bağlam içerisinden bir okuma önermektedir. Bu bağlamda, ekonomiye dair tartışmanın siyasal stratejiye dair çıktılarına odaklanarak devrimci siyaset sorunsalını irdelemektedir.
‘İkinci Doğanın’ çıkmazında: Tavuk filmi
İnsan, birinci doğanın organik bir parçası iken, belli eşikleri aşıp sosyal yapıyı kurduğunda ekolojiyi de bir sömürü sahasına dönüştürdü. Göçmenliği, türcülüğü, cinsiyetçiliği, ırkçılığı hatta zorbalığı ve şiddeti ortadan kaldırmak için tüm bu sömürü ilişkilerinin bugünkü sonuçlarını tespit etmek yetmiyor, belki binlerce yıl evvel başlayan doğal kopuşu da teşhir etmemiz gerekiyor.`
Kızılkule’nin kilamları
Kürt şair ve yazar Casimê Celîl, Erivan’daki Kürt köylerinden, Kürdistan’ın dört parçasına kadar her kilamın peşinden gitti. Oğlu Ordîxan 70 yıl önce “Yêrîvan xeber dide!” sözleriyle ilk anonsu yaptığında, Erivan artık Kürtçe söyleme başladı. Ordîxan, Celîl, Cemîla ve Zînê, babaları Casimê Celîl’in izinden giderek yıllarca yüzlerce kilamı kaydetti.
Komünist Dedem
CHP’nin tek parti döneminde eşi Ermeni olduğu için ‘ya boşan ya rütbelerini bırak’ dendiğinde omuzlarındaki teğmen rütbesini söküp Ankara’ya yollayan Dedem… 80 yıl sonra gizliliği kaldırılan belgede Dedem’in komünist olduğunu öğrendim.
Sosyalist hareket için Kürt meselesiyle yüzleşmek
Güncel ihtiyaç çok açık bir şekilde “Nasıl yan yana yürürüz?”ü konuşmak. Çok basit, çıplak bir sorun var karşımızda. Otoriterleşen bir devlet var, bunu kalıcı hale getirmeye çalışıyor ve pamuk ipliğinde yürüyen bir barış mücadelesi var. İkisinin de başarısı yan yana yürümekten geçiyor.