-
BellekKızılkule’nin kilamlarıKürt şair ve yazar Casimê Celîl, Erivan’daki Kürt köylerinden, Kürdistan’ın dört parçasına kadar her kilamın peşinden gitti. Oğlu Ordîxan 70 yıl önce “Yêrîvan xeber dide!” … -
Kültür-Sanat‘İkinci Doğanın’ çıkmazında: Tavuk filmiİnsan, birinci doğanın organik bir parçası iken, belli eşikleri aşıp sosyal yapıyı kurduğunda ekolojiyi de bir sömürü sahasına dönüştürdü. Göçmenliği, türcülüğü, cinsiyetçiliği, ırkçılığı hatta zorbalığı … -
Toplum-PolitikaBürokratikleşen siyaset, güçlenen sermaye ve dışlanan yoksullarBu yazı Kürdistan'da ekonomi politik tartışmalarına, siyasal bağlam içerisinden bir okuma önermektedir. Bu bağlamda, ekonomiye dair tartışmanın siyasal stratejiye dair çıktılarına odaklanarak devrimci siyaset sorunsalını … -
Toplum-PolitikaEkoloji mücadelemiz için bir öz eleştiri ve yeni bir başlangıç şart!Sermaye grupları adeta yeni bir “altına hücum” dalgasıyla Kürdistan’a yönelmiş durumda. Madenlerden GES’lere, HES’lerden JES’lere kadar her projeyle, toprağın, suyun ve yaşam alanlarının etrafına yeni … -
EdebiyatGerçeğin sonsuz çölü: Kan MeridyeniUçsuz bucaksız bir kitap var karşımızda, dünyanın sayılı çöllerinden birindeyiz. Amerika’nın ABD’ye dönüşme sancısının olduğu yıllar. Kimi figürleri gerçekte yaşamış Glanton Çetesi’nin ardında, Meksika sınırında …
Gündem
-
Gerçeğin sonsuz çölü: Kan Meridyeni
Tarih: 16/10/2026 | Kategori: Edebiyat | Dosya: Bilge Aksu
Uçsuz bucaksız bir kitap var karşımızda, dünyanın sayılı çöllerinden birindeyiz. Amerika’nın ABD’ye dönüşme sancısının olduğu yıllar. Kimi figürleri gerçekte yaşamış Glanton Çetesi’nin ardında, Meksika sınırında geziniyoruz. Amaç, bir kontrgerilla faaliyeti titizliğinde “yerlilerin” kafa derisini soymak. Yolumuz Meksika’ya düştükçe karşımıza çıkan İspanyollar’ın kafalarını da soyuyoruz. Neticede insanların kafa derisi birbirine benzer.
-
Ekoloji mücadelemiz için bir öz eleştiri ve yeni bir başlangıç şart!
Tarih: 10/10/2026 | Kategori: Toplum-Politika | Dosya: Fatih Çiçek
Sermaye grupları adeta yeni bir “altına hücum” dalgasıyla Kürdistan’a yönelmiş durumda. Madenlerden GES’lere, HES’lerden JES’lere kadar her projeyle, toprağın, suyun ve yaşam alanlarının etrafına yeni çitler çekiliyor.
-
Bürokratikleşen siyaset, güçlenen sermaye ve dışlanan yoksullar
Tarih: 07/10/2026 | Kategori: Toplum-Politika | Dosya: Kaan A. Korkmaz
Bu yazı Kürdistan'da ekonomi politik tartışmalarına, siyasal bağlam içerisinden bir okuma önermektedir. Bu bağlamda, ekonomiye dair tartışmanın siyasal stratejiye dair çıktılarına odaklanarak devrimci siyaset sorunsalını irdelemektedir.
-
‘İkinci Doğanın’ çıkmazında: Tavuk filmi
Tarih: 06/10/2026 | Kategori: Kültür-Sanat | Dosya: Bilge Aksu
İnsan, birinci doğanın organik bir parçası iken, belli eşikleri aşıp sosyal yapıyı kurduğunda ekolojiyi de bir sömürü sahasına dönüştürdü. Göçmenliği, türcülüğü, cinsiyetçiliği, ırkçılığı hatta zorbalığı ve şiddeti ortadan kaldırmak için tüm bu sömürü ilişkilerinin bugünkü sonuçlarını tespit etmek yetmiyor, belki binlerce yıl evvel başlayan doğal kopuşu da teşhir etmemiz gerekiyor.`
-
Kızılkule’nin kilamları
Tarih: 02/10/2026 | Kategori: Bellek | Dosya: Felekxan Serhat
Kürt şair ve yazar Casimê Celîl, Erivan’daki Kürt köylerinden, Kürdistan’ın dört parçasına kadar her kilamın peşinden gitti. Oğlu Ordîxan 70 yıl önce “Yêrîvan xeber dide!” sözleriyle ilk anonsu yaptığında, Erivan artık Kürtçe söyleme başladı. Ordîxan, Celîl, Cemîla ve Zînê, babaları Casimê Celîl’in izinden giderek yıllarca yüzlerce kilamı kaydetti.
PolitikART
Bültene Abone Olun!
Son Yazılar
Gerçeğin sonsuz çölü: Kan Meridyeni
Uçsuz bucaksız bir kitap var karşımızda, dünyanın sayılı çöllerinden birindeyiz. Amerika’nın ABD’ye dönüşme sancısının olduğu yıllar. Kimi figürleri gerçekte yaşamış Glanton Çetesi’nin ardında, Meksika sınırında geziniyoruz. Amaç, bir kontrgerilla faaliyeti titizliğinde “yerlilerin” kafa derisini soymak. Yolumuz Meksika’ya düştükçe karşımıza çıkan İspanyollar’ın kafalarını da soyuyoruz. Neticede insanların kafa derisi birbirine benzer.
Ekoloji mücadelemiz için bir öz eleştiri ve yeni bir başlangıç şart!
Sermaye grupları adeta yeni bir “altına hücum” dalgasıyla Kürdistan’a yönelmiş durumda. Madenlerden GES’lere, HES’lerden JES’lere kadar her projeyle, toprağın, suyun ve yaşam alanlarının etrafına yeni çitler çekiliyor.
Bürokratikleşen siyaset, güçlenen sermaye ve dışlanan yoksullar
Bu yazı Kürdistan'da ekonomi politik tartışmalarına, siyasal bağlam içerisinden bir okuma önermektedir. Bu bağlamda, ekonomiye dair tartışmanın siyasal stratejiye dair çıktılarına odaklanarak devrimci siyaset sorunsalını irdelemektedir.
‘İkinci Doğanın’ çıkmazında: Tavuk filmi
İnsan, birinci doğanın organik bir parçası iken, belli eşikleri aşıp sosyal yapıyı kurduğunda ekolojiyi de bir sömürü sahasına dönüştürdü. Göçmenliği, türcülüğü, cinsiyetçiliği, ırkçılığı hatta zorbalığı ve şiddeti ortadan kaldırmak için tüm bu sömürü ilişkilerinin bugünkü sonuçlarını tespit etmek yetmiyor, belki binlerce yıl evvel başlayan doğal kopuşu da teşhir etmemiz gerekiyor.`
Kızılkule’nin kilamları
Kürt şair ve yazar Casimê Celîl, Erivan’daki Kürt köylerinden, Kürdistan’ın dört parçasına kadar her kilamın peşinden gitti. Oğlu Ordîxan 70 yıl önce “Yêrîvan xeber dide!” sözleriyle ilk anonsu yaptığında, Erivan artık Kürtçe söyleme başladı. Ordîxan, Celîl, Cemîla ve Zînê, babaları Casimê Celîl’in izinden giderek yıllarca yüzlerce kilamı kaydetti.
Komünist Dedem
CHP’nin tek parti döneminde eşi Ermeni olduğu için ‘ya boşan ya rütbelerini bırak’ dendiğinde omuzlarındaki teğmen rütbesini söküp Ankara’ya yollayan Dedem… 80 yıl sonra gizliliği kaldırılan belgede Dedem’in komünist olduğunu öğrendim.
Sosyalist hareket için Kürt meselesiyle yüzleşmek
Güncel ihtiyaç çok açık bir şekilde “Nasıl yan yana yürürüz?”ü konuşmak. Çok basit, çıplak bir sorun var karşımızda. Otoriterleşen bir devlet var, bunu kalıcı hale getirmeye çalışıyor ve pamuk ipliğinde yürüyen bir barış mücadelesi var. İkisinin de başarısı yan yana yürümekten geçiyor.
Diyarbakır sermaye sınıfı ve sermaye birikimi: Diyarbakır neden öğreniyor ama biriktiremiyor?
Krediler artıyor, hesaplar çoğalıyor; peki neden bu hareketlilik kalıcı kalkınmaya ve sürdürülebilirliğe dönüşmüyor?
Amcam Cemşid Han: Büyülü, uçarı ve pikaresk…
Yazar büyülü gerçekçi tarzı, bir uçurtma misali oradan oraya savrulan bu olağanüstü beden üzerinden kurgularken bir yandan eskinin pikaresk kahraman türüne müthiş bir örnek yaratıyor. İroniyi hiç elden bırakmadan, dahil olunan tüm pozisyonlarda son derece ketum bir tavır takınan Elî, Cemşid’in karakterine dair psikolojik derinlik kurmaktan uzak durarak toplumsal düzeyde cisimleşen ontolojik bir alegorinin peşine de düşüyor.
Korkmayın, gelmeyecekler!
Yaz bitmeden geldiler. Güz gelmeden... Zemheri bulutları harekete geçmeden. Şehir şehir indiler.