-
PortreBazı Kürt sanatçılar müziğimizi bozduKürt sanatçılar Türkçeleştirme politikalarına uyum sağladı. Sadece sözleri değil müziğin ruhunu da, Türk müziğinin enstrüman ve kalıplarını kullanarak asimile ettiler. Kürt müziğini bozan, asimile eden … -
Kültür-SanatMuhabbet: Mektubun PsikanalitiğiSybil çocuk yaşta terk edildikten sonra annesinden kalan mektuba baktığında somut bir kağıt parçasını değil, annesinin kokusunu ve ruhunu görüyor. Biraz daha bilimsel ifade edersek … -
Toplum-PolitikaMarksist hareket ulusu yeterince önemsemediModern çağın en kapsamlı siyasal kavramlarından biri olan ulus, asırlar içerisinde yeryüzünün siyasi çehresini belirleyen fikirlerden biri. Bunun yanında, son yıllarda milliyetçilik de dünya siyasetinde … -
Kültür-SanatGönül Yaprağı - PelgûzarKendi öleceği günü dahi bilen Didar Ana küçük kız çocuklarının rüyasına girip, kulaklarına şöyle sesleniyormuş: "Kızım, o vakit böyle gereksiz gürültüler yoktu, rüzgarın sesi bir … -
Toplum-PolitikaKürdistan’da Sermaye Sınıfı, Emek Süreci ve Kooperatifler"Serbest piyasanın tekelleşme yarattığı gerçeği karşısında tek alternatifin ‘merkezi planlama’ olduğu yanılgısına kapılmamak gerekiyor. Bütün bir iktisadi hayatı sadece ‘piyasa’ ve ‘devlet’ ikiliğine hapsetmek toplumsal …
Gündem
-
Kürdistan’da Sermaye Sınıfı, Emek Süreci ve Kooperatifler
Tarih: 04/08/2026 | Kategori: Toplum-Politika | Dosya: Halit Güzelsoy
"Serbest piyasanın tekelleşme yarattığı gerçeği karşısında tek alternatifin ‘merkezi planlama’ olduğu yanılgısına kapılmamak gerekiyor. Bütün bir iktisadi hayatı sadece ‘piyasa’ ve ‘devlet’ ikiliğine hapsetmek toplumsal yaratıcılığın ve toplumun öz gücünün de yok sayılması demek olurdu. Her iki seçeneğin dışında kalan, toplumun kendi öz gücüne dayanarak oluşturabileceği demokratik bir üretim sisteminin oldukça mümkün olduğu unutulmamalıdır."
-
Gönül Yaprağı - Pelgûzar
Tarih: 30/07/2026 | Kategori: Kültür-Sanat | Dosya: Mikail Aslan
Kendi öleceği günü dahi bilen Didar Ana küçük kız çocuklarının rüyasına girip, kulaklarına şöyle sesleniyormuş: "Kızım, o vakit böyle gereksiz gürültüler yoktu, rüzgarın sesi bir başka idi, nehirlerin sesi başka. Cinler ve periler bizden kaçmazdı, bize görünürlerdi, bizimle iç içe yaşarlardı.”
-
Marksist hareket ulusu yeterince önemsemedi
Tarih: 29/07/2026 | Kategori: Toplum-Politika | Dosya: Rewşan Deniz
Modern çağın en kapsamlı siyasal kavramlarından biri olan ulus, asırlar içerisinde yeryüzünün siyasi çehresini belirleyen fikirlerden biri. Bunun yanında, son yıllarda milliyetçilik de dünya siyasetinde yeniden yükselişe geçiyor. Marksizm, Milliyetçilik ve Demokratik Ulus kitabının yazarı Yener Orkunoğlu ile Alman ve Fransız ulus anlayışlarının tarihsel kökenlerini, Marksizmin ulus meselesine yaklaşımını ve demokratik ulus fikrinin günümüz açısından ne ifade ettiğini konuştuk. Orkunoğlu, ulus tartışmalarını tarihsel bağlamı içinde ele alırken, Türkiye'nin geleceğine dair alternatif bir siyasal çerçeve de …
-
Muhabbet: Mektubun Psikanalitiği
Tarih: 24/07/2026 | Kategori: Kültür-Sanat | Dosya: Bilge Aksu
Sybil çocuk yaşta terk edildikten sonra annesinden kalan mektuba baktığında somut bir kağıt parçasını değil, annesinin kokusunu ve ruhunu görüyor. Biraz daha bilimsel ifade edersek mektup onun fetiş ve geçiş nesnesi. Freud’a göre travmayı soyuttan somuta dönüştüren bu baş etme refleksinin en yaygın örneği, anneden ayrı uyumaya başlayan çocuğun peluş ayıya sarılması.
-
Bazı Kürt sanatçılar müziğimizi bozdu
Tarih: 22/07/2026 | Kategori: Portre | Dosya: Erkan Gülbahçe
Kürt sanatçılar Türkçeleştirme politikalarına uyum sağladı. Sadece sözleri değil müziğin ruhunu da, Türk müziğinin enstrüman ve kalıplarını kullanarak asimile ettiler. Kürt müziğini bozan, asimile eden devlet değil bizzat bazı Kürt sanatçılar.
PolitikART
Bültene Abone Olun!
Son Yazılar
Kürdistan’da Sermaye Sınıfı, Emek Süreci ve Kooperatifler
"Serbest piyasanın tekelleşme yarattığı gerçeği karşısında tek alternatifin ‘merkezi planlama’ olduğu yanılgısına kapılmamak gerekiyor. Bütün bir iktisadi hayatı sadece ‘piyasa’ ve ‘devlet’ ikiliğine hapsetmek toplumsal yaratıcılığın ve toplumun öz gücünün de yok sayılması demek olurdu. Her iki seçeneğin dışında kalan, toplumun kendi öz gücüne dayanarak oluşturabileceği demokratik bir üretim sisteminin oldukça mümkün olduğu unutulmamalıdır."
Gönül Yaprağı - Pelgûzar
Kendi öleceği günü dahi bilen Didar Ana küçük kız çocuklarının rüyasına girip, kulaklarına şöyle sesleniyormuş: "Kızım, o vakit böyle gereksiz gürültüler yoktu, rüzgarın sesi bir başka idi, nehirlerin sesi başka. Cinler ve periler bizden kaçmazdı, bize görünürlerdi, bizimle iç içe yaşarlardı.”
Marksist hareket ulusu yeterince önemsemedi
Modern çağın en kapsamlı siyasal kavramlarından biri olan ulus, asırlar içerisinde yeryüzünün siyasi çehresini belirleyen fikirlerden biri. Bunun yanında, son yıllarda milliyetçilik de dünya siyasetinde yeniden yükselişe geçiyor. Marksizm, Milliyetçilik ve Demokratik Ulus kitabının yazarı Yener Orkunoğlu ile Alman ve Fransız ulus anlayışlarının tarihsel kökenlerini, Marksizmin ulus meselesine yaklaşımını ve demokratik ulus fikrinin günümüz açısından ne ifade ettiğini konuştuk. Orkunoğlu, ulus tartışmalarını tarihsel bağlamı içinde ele alırken, Türkiye'nin geleceğine dair alternatif bir siyasal çerçeve de …
Muhabbet: Mektubun Psikanalitiği
Sybil çocuk yaşta terk edildikten sonra annesinden kalan mektuba baktığında somut bir kağıt parçasını değil, annesinin kokusunu ve ruhunu görüyor. Biraz daha bilimsel ifade edersek mektup onun fetiş ve geçiş nesnesi. Freud’a göre travmayı soyuttan somuta dönüştüren bu baş etme refleksinin en yaygın örneği, anneden ayrı uyumaya başlayan çocuğun peluş ayıya sarılması.
Bazı Kürt sanatçılar müziğimizi bozdu
Kürt sanatçılar Türkçeleştirme politikalarına uyum sağladı. Sadece sözleri değil müziğin ruhunu da, Türk müziğinin enstrüman ve kalıplarını kullanarak asimile ettiler. Kürt müziğini bozan, asimile eden devlet değil bizzat bazı Kürt sanatçılar.
Şiir ölmedi, çünkü insan çıkmazda
Doğrusu, sistemin tahlilini yaparak geliştirilen devrimci bir duruş ve düşünüştür. Devrimci bir duruş ve düşünüş, hem bireyi hem de kitleyi ilgilendirir. Öyleyse kitle ile birey ilişkisinde kitlenin ezici coşkusu altında ezilmek değil, onu yeniden estetize etmenin yolunu bulmak lazım. Demek ki kitlenin pratiğini, sanat pratikleri aynı zamanda estetize eder, kalıcılaştırır, geleceğe bir ses olarak götürmeye çalışır.
Kentsel Yoksulluk ve Mekânsal Ayrışma: Planlama Kimin İçin?
Eğer bugün kentlerdeki yoksullaşma, yoksunlaşma ve ekolojik tahribatla mücadele etmek istiyorsak, yalnızca kayyum politikalarını eleştirmekle yetinemeyiz. Aynı zamanda kendi deneyimimizi, eksikliklerimizi, sınıfsal körlüklerimizi ve hatalarımızı da cesaretle tartışabilmeliyiz.
Yoksul, köylü, Kürt
Koruculuk sisteminin yarattığı ekonomik çölleştirme politikası, günümüzde de ağırlığını hissettiren bir etkiye sahiptir. Bunun yanında, son 50 yıllık süreçte bu sistemin parçası olmayı reddetmiş köylü toplumunu farklı yöntemlerle göçertmek; onları devlete bağımlı hale getirmek için yaylaları, meraları ve köyleri birer birer işgal ederek buralara enerji santralleri inşa etmek, toplumu yeniden sömürgeleştirme amacından başka bir şey değildir ve eko-kırım temellidir. Kendi kendine yetebilen alternatif ekonomiler, sömürge tahakkümüne girmeyen köylü toplumunu yeniden kendine bağımlı hale getirecek yeni …
Son ‘iyi şairin’ anısına…
Su Çürüdü şiiri, evvelce önüme düştüyse de, hatta her düştüğünde içimde bir yara açtıysa da yanı başımda şairinin sesinden duymak gibi hissettirmedi hiçbir zaman. Çünkü Ahmet Abi aynı zamanda bir öğretmendi. Okudukça salon sessizleşti, son dizesine kadar çıt çıkmadan dinledi. Ve sanıyorum o günden sonra yüzlerce kişi için Ahmet Telli, Sıyrılıp Gelen’in şairi olmanın ötesine geçti.
Kadın Yoksulluğu: Eşitsizlikten Demokratik Çözüme
Kadın yoksulluğu, yalnızca gelir eksikliğiyle açıklanabilecek ekonomik bir sorun değil; toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, merkeziyetçi yönetim anlayışının, emek sömürüsünün ve demokratik katılımın sınırlandırılmasının ortaya çıkardığı yapısal bir adaletsizliktir. Bu nedenle çözüm de yalnızca sosyal yardımlarda değil; kadınların üretimde, örgütlenmede, yerel yönetimlerde ve karar alma mekanizmalarında özne haline gelmesindedir.
