Anı-Hikâye

Anı-Hikâye

Ziya ve Ötekiler

“Nehrin sularına kapılıp gitmek çok olağandı çocukluğumda. Pek çok tanıdığımı almıştı. Hepsi aklımda. Rüyalarıma girerler bazen. Bazılarını geri bile vermemişti. Ama Ziya’yı vermiş günler sonra. Belki de haftalar sonra.”

Anı-Hikâye

Keşke Hasret koymasaydım

Günahları, suçları neydi ki? Türkü söylediler, ne yaptılar ki? Hepsi 15 yaşındaydı. 20 yaşındaydı. Benim gördüğüm derdi, acıyı düşman görmesin. Ciğer acısı öyle bir acı ki… Yapan da benim gibi sızlasın. Başka bir şey demiyorum…

Anı-Hikâye

Sonsuzluğa dokunan Mizrap

Bu kadar kısa bir ömre sığmayacak büyüklükte işler yaptı Hasret. Çalışmalarına baktığımızda bin yaşında bir ozan çıkar karşımıza. Feqiyê Teyran’dan Mehmet Çapan’a, Virani’den Pir Sultan’a… Bizi uçsuz bucaksız, namütenahi bir yolculuğa çıkarıyor. Zira “mutluluk yoldadır. Varılacak yerde değil.”