20. yüzyıl faşizmi, genç bir uygarlığın, genç bir nüfusun, genişleyen bir kapitalizmin ve fetihçi bir sömürgeciliğin coşkulu tezahürüydü. 21. yüzyıl faşizmi bunun tersidir. Bugün ırkçılık, gençlik enerjisinden çok yaşlılığa özgü korkuya dayanıyor. Yaşlıların ırkçılığı da olabildiğince zalim ve bunakça.
Komünalist diyalektik, devlet formunu, kapitalist metalaştırmayı ve ataerkil tahayyülü aşmayı hedefleyen bir kuruluş bilimi ve özgürlük ontolojisidir.
“Kürt Özgürlük Hareketi Marksizmin krizi tartışmasını ve Marksist tartışmanın bütününü üstlenmek yerine onun temel tartışmalarının dışında bir pozisyon tutmayı tercih etmiştir/etmektedir. Bunu yaparken de Marksist olamayacağından değil, kendi pozisyonunu ondan ayırmayı tercih ettiğinden yapmaktadır.”
Çalışma, her ne kadar bir tarih ve din sosyolojisi çalışması olsa da analiz ve yorumların siyaset bilimi esaslarına göre yapıldığını ifade etmek isterim. Bu yöntemin isabetli bir tercih olduğunu, çalışmayı akademik bakışın tarafsızlık, edilgenlik pozisyonundan çıkarıp siyasal bir perspektife yerleştirdiğini ve son derece öğretici bir çalışma haline getirdiğini düşünüyorum.