Toplum-Politika

Toplum-Politika

İnkar siyasetinde otosansür ve öznenin korunması

Devletin, toplumun sembolik bileşeni olarak insan ile özgürlüğü arasında aracı olması beklenir. Fakat devlet inkâr söylemleriyle kendi varlığını sürdürmeye yöneldiğinde, farklılıkları tek potada eritmeye çalışır; “tek bayrak, tek millet, tek devlet” söylemleriyle ötekine varlık alanı tanımayan bir biçime bürünür. Gramsci’nin subaltern olarak tanımladığı kesimler bu koşullarda iki tip öz savunma geliştirir: hareket savaşı ve mevzi savaşı.

Toplum-Politika

Algoritmaların mekanı ya da yeni dolaşım rejimleri

Sistemlerin kendisi niyet sahibi olmasa da beslendikleri veri setleri tarihsel güç ilişkilerini ve kültürel hiyerarşileri yansıtır. Aynı zamanda hangi içeriğin öne çıkacağını belirleyen teknik mimari de belirli anlatıları güçlendirir. Böylece teknoloji ile ideoloji birbirinden bağımsız iki alan olmaktan çıkıp, karşılıklı olarak birbirini yeniden üreten bir döngü yaratır.

Toplum-Politika

Hakikatin Kapısına Kilit Vurulur Mu?

Türkiye’de basın özgürlüğü tartışmaları artık "gerileme" aşamasını çoktan geçti. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, sistematik bir tasfiye ve yeni bir hakikat rejimi inşasıdır. Yayın yasakları rutinleşiyor, haber sitelerine getirilen erişim engelleri bir devlet refleksi haline geliyor, gazeteciler şafak operasyonlarıyla gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Bu baskı sarmalı, iktidarın sadece muhalifleri susturma isteğinden ibaret değil. Asıl mesele, toplumun neyi bilip neyi bilmeyeceğine, hangi sözün "meşru" hangisinin "suç" sayılacağına tek başına karar verme arzusudur. Peki, gerçekten hakikatin kapısına …

Toplum-Politika

Kürt olmak, Kürt kalmak, yeniden Kürt olmak

Her Kürt devlet, toplum, aile, çevre ve kendisinden mütevellit bir tecride maruz kalıyor. Her kendisi olmak istediğinde karşısına bi “teröörörö” söylemi çıkıyor. Her fikir belirttiğinde ayıplanıyor. Kürtçe konuştuğunda şüpheleniliyor. E ne yapsın işte; o da konuşmuyor, fikir belirtmiyor, var olmuyor, yaşamıyor. Böylesi yaşamak daha kolay. Yayımlanan podcast programlarının ardından gelen hemen her mailde bu ton vardı: “Kendimi ve Kürtlüğümü keşfederken çıktınız karşıma.