'Romanlarının Yaşar Kemal’inkinden aşağı kalır yanı yoktu. Kelimeler cümlelerinde adeta coşup kendinden geçiyordu. Bütün gül ve çiçekler onun kelimeleri karşısında dansa tutuşuyordu. O bir söz ustasıydı. Fakat yeterince tanınmadı. Romanları kısıtlı bir çevre arasında yayıldı.
Anlattığım hiçbir şeyin yabancısı da seyircisi de değilim. Bahçeye kaset de gömdük, köyümüzden de ayrıldık, sevdiklerimizin bir kısmını toprağa verip sonrasında sular altında kalışını da izledik.
Maalesef bu artık sadece Türk sinemacıların değil Kürt sinemacıların da sorunu. Uzun zamandır merkezdeler ve haliyle bakışlarının da değiştiğini görüyoruz. Merkezde gündem, film üretmek kadar ürettiğin filmin macerası nasıl evrilecek sorusuna dayalı.
“Ağladıkça dağlarımız yeşerecek” demiştin. Biz o umuda tutunduk. Seninle ve senden sonra çok ağladık ama sen de sözünü tuttun: Şimdi o dağlar yeniden yeşeriyor.