Doğrusu, sistemin tahlilini yaparak geliştirilen devrimci bir duruş ve düşünüştür. Devrimci bir duruş ve düşünüş, hem bireyi hem de kitleyi ilgilendirir. Öyleyse kitle ile birey ilişkisinde kitlenin ezici coşkusu altında ezilmek değil, onu yeniden estetize etmenin yolunu bulmak lazım. Demek ki kitlenin pratiğini, sanat pratikleri aynı zamanda estetize eder, kalıcılaştırır, geleceğe bir ses olarak götürmeye çalışır.
Sonuç olarak Sarı Yüz’ün Trump’a rağmen ırkçılığa, beyaz üstünlükçülüğe karşı çıkabilen ABD okuyucusunda bu kadar ses getirmesi eşyanın tabiatındanken şu soru giderek büyüyor kafamda: biz ne alaka?
Ev nivîs tenê bi Kurdî he ye.
Edebiyatın reçete üretmek değil, soruyu paylaşmak olduğunu, başkalarını bilmem ama ben Dostoyevski'den çok genç yaşlarımda öğrendim.
