Toplum-Politika

Toplum-Politika

Türklük sözleşmesine uymadın cezası

Soruşturmanın hiçbir aşamasında ne yazdığımı merak etmediler. Çünkü etselerdi Orhan Pamuk’un artık eskisi gibi yazmadığını, Nuri Bilge’nin taşrasından yaka silktiğimizi öğrenirlerdi ancak. “Başka yazacak yer bulamadın mı?” iması dışında buna dair hiçbir şey sorulmadı.

Toplum-Politika

İnkar siyasetinde otosansür ve öznenin korunması

Devletin, toplumun sembolik bileşeni olarak insan ile özgürlüğü arasında aracı olması beklenir. Fakat devlet inkâr söylemleriyle kendi varlığını sürdürmeye yöneldiğinde, farklılıkları tek potada eritmeye çalışır; “tek bayrak, tek millet, tek devlet” söylemleriyle ötekine varlık alanı tanımayan bir biçime bürünür. Gramsci’nin subaltern olarak tanımladığı kesimler bu koşullarda iki tip öz savunma geliştirir: hareket savaşı ve mevzi savaşı.

Toplum-Politika

Algoritmaların mekanı ya da yeni dolaşım rejimleri

Sistemlerin kendisi niyet sahibi olmasa da beslendikleri veri setleri tarihsel güç ilişkilerini ve kültürel hiyerarşileri yansıtır. Aynı zamanda hangi içeriğin öne çıkacağını belirleyen teknik mimari de belirli anlatıları güçlendirir. Böylece teknoloji ile ideoloji birbirinden bağımsız iki alan olmaktan çıkıp, karşılıklı olarak birbirini yeniden üreten bir döngü yaratır.

Toplum-Politika

Hakikatin Kapısına Kilit Vurulur Mu?

Türkiye’de basın özgürlüğü tartışmaları artık "gerileme" aşamasını çoktan geçti. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, sistematik bir tasfiye ve yeni bir hakikat rejimi inşasıdır. Yayın yasakları rutinleşiyor, haber sitelerine getirilen erişim engelleri bir devlet refleksi haline geliyor, gazeteciler şafak operasyonlarıyla gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Bu baskı sarmalı, iktidarın sadece muhalifleri susturma isteğinden ibaret değil. Asıl mesele, toplumun neyi bilip neyi bilmeyeceğine, hangi sözün "meşru" hangisinin "suç" sayılacağına tek başına karar verme arzusudur. Peki, gerçekten hakikatin kapısına …