Edebiyat

Edebiyat

Bilim, iktidar ve kurmaca arasında yolculuk

Bazı romanlar yalnızca bir hikaye anlatmaz; bir ülkenin belleğini, suskunluğunu ve çarpıklıklarını da açık eder. Eyyüp Epekinci’nin kaleme aldığı “İnvitro” da işte bu romanlardan biri. Polisiye türüyle yola çıkan anlatı, kısa sürede çok daha derin bir zemine kayıyor. Romanın başkahramanı Dicle Navdar, alışıldık dedektif portrelerinin ötesinde bir karakter. Soruşturmaları ilerlettikçe yalnızca bir cinayet değil; devletin ve bilimsel kurumların örtbas ettiği daha büyük bir gerçeği açığa çıkarıyor. Dicle’nin adalet arayışı, kişisel bir çaba olmaktan çıkıp toplumsal …

Edebiyat

Anlat, kimsin?

"05.45 İstanbul’un atmosferini yaratırken karanlığa odaklandım. Karanlığa karşı önümde iki seçenek vardı. Bu seçeneklerden biri karanlığı inkâr etmekti, diğeri ona dalmak. İkinci yol bana daha uygun geldi."

Edebiyat

(Gülümsüyor) “Akşam Kızıllığında Aldılar Onu”

Bir bakmışsın bir arkadaşın düşmüş, yürüyemiyor. İşte o hal sana güç oluyor, o düşüş dizlerine derman oluyor. Kendinden, acından geçer; takatsizliğini unutur gidip onu sırtlarsın ya da omuz verir yürür, yürütürsün. Ona koltuk değneği olursun bir bakıma. Veya o takatsiz kalma halinde bir yoldaşın sana sıcak bir söz söyler, bırakalım sözü hafif bir gülümser, evet sadece hafif bir tebessüm eder ve sen canlanırsın, atlas gibi tutup dünyayı omuzlarsın. Ya da mumdan yapılmış bir tekneyle ateş …

Edebiyat

‘Kürt Aşkı’ çağı

Parçalanmışlığını, uluslaşma sancılarını, tutsaklık çelişkilerini, yaşam gayretlerini ve alışkanlıklarını temsil ederler. Destanları nesiller boyunca dilden dile anlatılır, seslendirilir. Kurdistan’ın, Kürt olmanın yazgısı bu destanlarla yeniden üretilir, paylaşılır ve günümüze kadar ulaşırlar.