Yapay zeka uygulamalarının yarattığı ilk büyük tartışma sanat alanında oldu. Çünkü insan bilgi birikimini, hesaplama becerisini, komplike soruları çözme kapasitesini bir makineye devretmeye hazırdı ama yaratıcılığını değil.
Çağdaş Kürt şairler kaybı gömmeye değil canlandırmaya, matemi dindirmeye değil harlamaya, hüzünden arınmaya değil hüznü koyultmaya dönük bir yas şiiri üretirler; kaybı terk ederek hüzünden arınmayı, yası tamamlayarak yaralanmış egoyu onarma modellerine kuşkuyla yaklaşırlar.
Sanat, özgürlük mücadelesinin ve kültürel direnişin aracı olarak kullanılırken, bazen “daha fazla acı, daha fazla keder” kuralına da sadık kalıyor. Ne var ki, Kürtler mizahın ve eğlencenin tadını da son derece iyi biliyorlar. Bu yazıda, sanatın derin acılarına mizahi bir bakış açısıyla yaklaşarak Kürt sanatının neşeli taraflarını keşfe çıkacağız.
kıyıyı alımlamak her zaman zor bişiy. duvar, eşik, kapı hem ayırır hem birleştirir. tenimiz bizi dıştan hem ayırır hem dışla birleştirir değil mi. özgür poetika bir kıyı deneyimi öyleyse. ancak bu poetik bakışla çakışan bir politika, bu nevi poetikaya yer açabilir. platon’un devlet’inde şaire ve şiire yüklediği fayda temelli misyondan kurtulunabilir; platon’un devlet’inden kurtulunabilinir.