“İki dünya arasında süreklileşmiş sınır ihlalleri buluyorum yazdıklarımda.”
Halk olarak varlığımızı, var olduğumuzu anlatamıyor, insanlığı buna ikna edemiyoruz. Dahası kendimiz bile kendimizden emin değiliz. Çeşitli isimlerle -ki çoğu da aşağılayıcı niteliktedir- başkaları, yani ezenler tarafından tanımlandık. Kendimiz bile ismimizi koyamıyorduk ki bu aşağılayıcı nitelemeleri reddedelim.
O yıllarda yazdığı onca öyküde bunca renkli ve çeşitli karakterleri konu etmesine rağmen bir Dersim Kürt’ünün, Şeyh Sait ardılı bir Diyarbakır Kürt’ünün olmaması da üzücü… Ama şunu utanmadan, sıkılmadan söyleyelim; Sait Faik, tek parti iktidarının Tanrısal gücüne inanmıyordu.
erd Agron çok genç yaşta bir savaşçı olarak katılmış Kürdistan’daki devrimci mücadeleye. 22 yıldır da zindanda. Mücadele içinde büyümüş, edebiyatı, yazmayı mücadele içinde tanımış fakat kendine yeni ufuklar açmaya çalışan, arayış içinde bir yazar.



