Mezarlar içinde ölülerin koruma altına alınması ve bunun rastgele değil de belli bir alanda sürekli olarak tekrar edilmesi, bizim ölen bireyler üzerinden ortak ve kolektif bir hafıza alanı yaratmak istememiz olarak da anlaşılmalıdır.
İnsanın kendi yurdunda barınmasına, yaşamasına ve öldüğünde bir karış toprağıyla buluşmasına dahi müsaade edilmiyorsa, insanlıktan nasıl bahsedilir. Ezidilerin tarihi bu ve benzer trajedilerin toplamıdır.
Xerzan Mezarlığı’ndan 267 gerilla cenazesinin alınması sonrasında Erdoğan, Bitlis’te “O sahte mezarlar nerede?” demişti. 17 Eylül 2015–4 Nisan 2020 tarihleri arasında Türk devleti 11 Kürt kentinde 18 mezarlığı hava bombamdırmanı ve patlayıcı kullanarak tamamen yok etti.
Akif arkadaş şehit düşmeden önce bir süre aynı hücrede de kaldık. İşkence gören her arkadaşın çığlığını yüreğinde duyuyordu. Bana “biliyor musun, insanın kendisi işkence görünce bu o kadar zor gelmiyor; ama bir arkadaşın çığlığı bana geldiğinde çıldıracak gibi oluyorum” diyordu.


