Oldukça yaramaz bir çocuktu Lînda. Komşu çocuklarıyla sürekli kavga ederdi. Yaramazlıklarından tüm ev ahalisi yaka silkerdi. Ta ki DAİŞ Şêxan’a saldırıp katliamlar yapana kadar. Lînda akrabalarının, komşularının canice ölümüne tanıklık etmiş, o andan itibaren de susmaya başlamıştı.
Serxwebûn bir zamanlar yoksul sınıfların acısını dindiren bir derman iken sonradan ‘Siyasetin de sanatın da en iyisinden biz anlarız, biz biliriz’ havasında, kendilerini elit bir zümre olarak takdim etmeye bayılan kesimlerin bayrağı haline geldi.
Bir boyun eğdirme ve teslim alma yöntemi olarak işkencenin sadistik karakteri üzerinde çok durulmuştur. Bunun Diyarbakır uygulamalarında bir amaç ve görev sayılmanın ötesinde, bir keyfilik taşıdığı, uygulayıcıların bundan keyif aldıkları, haz duyduklarını biliyoruz.
Bu yazıda görselleri ile beraber Avrupa’da Newroz vesilesiyle hazırlanmış afişlere, o afişlerde kullanılan figür, motif ve sloganların arkasındaki örgütsel güç ile ilişkisine ve vermek istediği mesajın neler olabileceğine odaklanacağız.



