Dünya savaşlar, katliamlar ve giderek artan eşitsizliklerle çalkalanıyor. Rojava, Filistin, Karabağ ve Afrika’da insanlık ve savaş suçları daha önce olmadığı kadar görünür, pervasız ve hesapsız işleniyor. Kimlikler ve sınıflar arası eşitsizlikler hiç olmadığı kadar belirgin. Ezenle ezilen arasındaki bariz farklar binbir çeşit propaganda ve manipülasyon yöntemiyle görünmezleşti. Buradan çıkış zor gibi görünüyor ama imkansız değil, umut var.
321. sayının ilk bölümünde işte bu umudu ve onun gerçekleşebilme koşullarını taşıyoruz sayfalarımıza. Kadınların öncülüğünü, Rojava’yı… Serap Güneş, Kürt Barış Enstitüsü araştırma direktörü Meghan Bodette ile yaptığı söyleşide Rojava’da süregelen kadın öncülü toplumsal örgütlenmenin Ortadoğu ve dünya açısından nasıl bir özgürleşme ihtimali yarattığını tartışıyor. Belki de insanlık tarihinin çok kısa bir zaman aralığında bizi akılalmaz bunca katliam ve savaşın içine sürükleyen erkek uygarlığa bir alternatif vardır ve kurtuluş oradadır. Biz buna inanıyoruz.
İkinci bölümde ise ezilen halkının özgürlük mücadelesine öncülük etmiş bir şairi ele alıyoruz, Cegerxwîn’i. Bu bölümde, Kasım Taşdoğan’ın Kürt müziğine etkisi üzerinden değerlendirdiği Cegerxwîn’i Bêrîvan Saruhan ise kadın kimliğinden yola çıkarak konu ediyor. Saruhan, Cegerxwîn’in dilini bir eleştirirken hakkını da teslim ediyor: “Kürt halk mücadelesi adına yüklendiği misyon, her Kürt gibi kuşkusuz benim de bu mücadeleki misyonuma katkı sağladı.” Tam da burada Yılmaz Sarı alıyor sözü ve şairin, Kürtlerin özgürlük mücadelesinde üstlendiği misyonu hatırlatıyor. Kürt halkının kimliğine dair farkındalığının gelişmesinde önemli rol oynayan Cegerxwîn’in şiirlerinde ülke ve varlık inadını inceliyor.
321. sayının son bölümünde ise Büşra Şahin ve Armanc Arş ile Neslihan Cangöz var. Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’ndeki sosyalist bir sinemacı grubunun desteğiyle çekilmiş Yumrukları Gevşetmek filmini etik ve estetik açıdan inceleyen Büşra Şahin ve Armanc Arş, bize yaratıcı bir sinema geleneğinin nasıl oluşturulabileceğinin de ipuçlarını veriyor. Sayının son yazısında Neslihan Cangöz bir haftalık Balkanlar gezisine bizi de konuk ediyor. Gezisini tarih, savaşlar ve siyaset sınırlarında anekdot ve tanıklıklarla aktaran Cangöz, en çok da sınırların çelişkilerine odaklanıyor.
İyi okumalar.
Yayın Tarihi: 16/10/2023