Bu sayı, bin bir türlü saldırıyla kuşatılmış Kürt’ün hafızasını tetikleme, anılarını açığa çıkarma amacı ve halk olarak tüm kazanımlarımızı borçlu olduğumuz ‘Kuzeyin Gerillası’na naçizane bir teşekkür niyeti taşır.
Kuzey Kurdistan’da 80’li ve 90’lı yıllar, kentlerin yeni yeni büyümeye başladığı, asıl nüfusun kırsalda yoğunlaştığı dönemdi. Ezelden kentli, çok kısıtlı bir nüfus dışında herkesin, orada yaşamasalar bile düzenli etkileşimde olduğu bir kırsal yerleşim vardı. Bu dönem aynı zamanda, PKK’nin bir öğrenci hareketinden halk hareketine dönüştüğü dönemdir de.
Kadroları Kurdistan’ın her karışını arşınlayıp halkla buluşuyor, uğruna verdikleri savaşın gerçek sahipleriyle bütünleşiyorlardı. Bu buluşmalar yurtsever köylüler için devrimci bir aydınlanmanın başlangıcı sayılabilirdi. Gerillalar köylerin meydanlarında, camilerinde, okullarında ve hatta tek tek evlerde halkla buluşup koyuldukları mücadelenin gerekçelerini anlatıyorlardı. Elbette yalnızca propaganda yapmıyorlardı, zaten bu buluşmaları propaganda diye isimlendirmek de yanlış olur çünkü onlar, aynı zamanda halkın sorunlarına çözümler getiriyor, onlarla birlikte günlük işlerde çalışıyor, köy ahalisi içerisindeki husumetlere salahiyet yolları üretiyorlardı. Bu satırları okuyan birçok kişinin köydeki evinin inşaatında gerillaların emeği vardır. Gerillanın ektiği tohumun ağaca dönmediği köy yoktur Kurdistan’da.
Gerilla ve halk arasındaki bu ilişkinin o yıllarda çocukluk ve ilk gençlik yıllarını yaşayanlar için başka bir anlamı da var. Hiç anlamadığı meseleler konuşulurken başı gerillanın dizinde uyuyakalan çocuklar, gerillanın saçını örerken onları hayret dolu sorularla gülümseten küçük kızlar, sanki bin yıllar önce kaybettiği bir büyüğü yeniden gelmiş gibi saygı ve heyecan arasında ne yapacağını bilemeyen ergen oğlanlar için… İşte bu çocuklar için o yıllar, ikinci bir doğum anlamı da taşıyor. Deyim yerindeyse bu kuşak PKK’nin çocuklarıdır. Anıları, anlatıları, kimlikleri ve bugün Kurdistan dağlarında düşmanı inleten kudretleri hep bu dönemden izler taşır.
Ancak Türk devletinin yine 90’lı yıllarda artan saldırıları sonucu on binlerce köy yakıldı, milyonlarca Kürt göç ettirildi ve o çocukların dünyaya henüz açılan gözlerinin önüne sisten bir perde çekildi. PolitikART olarak 324’üncü sayımızda, bu perdeyi yırtıp atmaya yeminli gençliğin coşkusuyla gerilla ve yurtsever Kürt köylüsünün arasındaki ilişkiye odaklanıyoruz. Bu sayı, bin bir türlü saldırıyla kuşatılmış Kürt’ün hafızasını tetikleme, anılarını açığa çıkarma amacı ve halk olarak tüm kazanımlarımızı borçlu olduğumuz ‘Kuzeyin Gerillası’na naçizane bir teşekkür niyeti taşır.
2024 yılının PKK gerillası için zaferlerle dolu geçeceğinden şüphemiz yoktur. Bu yılın başta Kurdistan ve Orta Doğu halkları olmak üzere tüm dünyada onurlu bir yeni yaşamın hep beraber örüleceği bir yıl olması dileğiyle.
PolitikART
Yayın Tarihi: 08/01/2024