PolitikART
Toplum-Politika

Lozan: Kürt Askısında Bir Eşkâl

Sayı: 318
PolitikART
Kimler, neden ve nasıl Lozan Antlaşması’nın hayata geçirilmesine vesile olmuşlardır? Bu ve benzeri sorulara kapı aralamak amacıyla hazırlanan PolitikART 318. sayısı, Lozan Antlaşması’nı tarihsel ve güncel açılardan ele alırken aynı zamanda hem uluslararası hukuk normları hem de teorik ve sanatsal kritikler üzerinden okurlara yeni tartışma alanları sunmaktadır.

Tarihte yolculuk yapmaya imkan tanıyan bir zaman makinası ile geçmişteki herhangi bir anı değiştirebilmek mümkün olsaydı, muhtemelen bir Kürdün bu hakkını kullanmak için geriye dönmek isteyeceği dönemlerden biri, belki de ilki, Birinci Dünya Savaşı ertesindeki yıllar olurdu. Kürdistan tarihi üzerine yazılan tüm kitaplar, bu dönemi bir kırılma noktası olarak ele alırken, sıklıkla ‘Birinci Dünya Savaşının ertesinde yapılan anlaşmalar vesilesiyle Kürdistan dört parçaya bölünmüştür’ cümlesine başvurmaktadırlar. Fakat, bu dört parçaya bölünme hali uluslararası anlaşmaların sahip olduğu içeriklerin oldukça ötesinde bir durumun ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Zira, Kürdistan coğrafyasında yaşayan insanlar tarihinin hiçbir döneminde kendi topraklarını yönetebilmekten ve kendi kültürlerini idame ettirebilmekten son yüzyıldaki kadar uzak kalmamışlardır.

Bu temel önerme; 20. yüzyılın öncesindeki zaman dilimlerinde Kürdistan toplumunun bir bütün olarak mutlu-mesut günler geçirdiğini iddia etmek yerine, 20. yüzyıldan sonraki zaman diliminin özellikle toplumsal yapı ve toprak bütünlüğü açısından Kürdistan tarihinde eşi-benzeri-görülmemiş bir bozulmaya denk düştüğüne vurgu yapmaktadır. Öyle ki; 20. yüzyıl öncesinin mirliklerini, eyaletlerini, medreselerini, genel anlamıyla kurumsal Kürt varlıklarını zikretmek bir yana, farklı sömürge yönetimleri altında bir bireyin Kürt olarak var-olabilmesinin bile başlı-başına bir mücadele biçimine dönüşmesi söz konusu olacaktır. Bu yüzden Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana geçen yüzyıllık süre zarfı, toprak ve kimlik gibi bir ulusu var-eden kolektif hafızanın iki temel harcının ortalama bir Kürdün algı dünyasında ters-yüz edilmesine işaret etmektedir.

Lozan Antlaşması, bahse konu olan yüzyıllık distopyanın teminat mektubudur. Kürdistan’ın yokluğu ve Türkiye’nin varlığı üzerine bina edilen bu anlaşmanın her açıdan sorgulanması bir tarihsel sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır: Kimler, neden ve nasıl Lozan Antlaşması’nın hayata geçirilmesine vesile olmuşlardır? Bu ve benzeri sorulara kapı aralamak amacıyla hazırlanan PolitikART 318. sayısı, Lozan Antlaşması’nı tarihsel ve güncel açılardan ele alırken aynı zamanda hem uluslararası hukuk normları hem de teorik ve sanatsal kritikler üzerinden okurlara yeni tartışma alanları sunmaktadır. Lozan sayısına özel olarak hazırlanan söyleşi ise; yüzyıl önce imzalanan anlaşmanın kağıt üzerinde görünmez kıldığı Kürtlerin, yüz yıl sonra imzaların atıldığı binada büyük bir Lozan Konferansı düzenliyor olmasını konu ediyor.

Tarihin cilvesine değil, kendini gerçekleştiren kehanetlere merak salan halkın evlatlarına bitmeyen sevgi ve selamlarımızla.

İyi okumalar!

 

PolitikART

 

PolitikART 318 indirmek için tıklayın

Yayın Tarihi: 09/07/2023