PolitikART
Toplum-Politika

Komünden Komünler Birliğine

Sayı: 344
Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi
Zaman kaybı yaşanmış olsa da artık, yeni bir başlangıca yol açacak olan temel halka yakalanmıştır. Bugün Kürdistan özgürlük ve demokrasi mücadelesinin öncelediği tüm konular ise yakalanan bu halka içerisinde yerini bulmaktadır.

Komün kavramına yabancı değiliz. Bu kavram yaşamımızın kendisini oluşturuyor. O açıdan komün kavramını ilk kez duyuyor ve tartışıyoruz gibi yaklaşım içine girmek doğru olmaz.

Bugün bu kadar öncelikli olarak ele alıyor ve tartışıyorsak bu; Kürdistan özgürlük ve demokrasi mücadelesinin ulaştığı boyut, yakaladığı düzey nedeniyledir. Önder Apo, PKK 3. Kongre konuşmalarında bu gerçekliğe “Burada çözülen kişi değil sınıf, bir an değil tarihtir. Ve burada, bu küçük toplulukta gerçekleşen şey, toplumda gerçekleşecek olanın ön habercisidir. Ne kadar dar ele alınırsa alınsın, geri bir kavrayış düzeyiyle tarihsel ve geleceğe yönelik anlamından kopararak ne kadar geriden yaklaşılırsa yaklaşılsın, bu platformun ısrarlı takipçileri ve Kongremizin karar düzeyinin ısrarlı uygulayıcıları tarihin gerçek hükmünün böyle olduğunu görmekte zorluk çekmeyeceklerdir" belirlemesiyle dikkat çeker.

Bununla da ‘PKK kadrosunda somutlaşan toplumsallığın hedeflenen toplum gerçeğinin prototip hali olduğu’ ve toplumsallığın inşasında üslendiği rol ve görevin üzerinde durur. Böylece Halk Ordusunun oluşturulmasının temel hedef olarak belirlendiği, PKK 3. Kongresi’nde alınan karar, tarihe geçen bir belirleme olarak anlam kazanır ve yön tayin eder. Devrimci Halk Savaşı içerisinde; Artêşa Rizgariya Gelê Kürdistan’ın (ARGK) örgütlendirilmesi ve dirilen halk gerçekliği ruhun bedenle buluşması olarak anlam kazanır ve tarihe geçer.

1980’li yılların sonlarından başlayan ve 1990’lı yılların Kürdistan’ına damgasını vuran da bu gerçeklik olur. Reel sosyalist düşünme yapısının, Kürdistan özgürlük ve demokrasi mücadelesi üzerindeki etkisi, ‘tamamlanan dirilişin’ perçinleyeni olarak ‘iktidarlaşmayı’ görmesine neden olur. Adımlarını da buna göre atar; eğitim devrelerine misyon biçer, toplum içerisinde ‘ikili iktidar’ hedefiyle kurumsallaşmayı önüne hedef olarak koyar.

…yaşananlar, olup-bitenler ve ortaya çıkan sonuçlar, yapılan eleştiri ve verilen özeleştirilerin yeterli olmadığını göstermiştir. Bu da beraberinde özeleştirisinde bulunulan sorunların asıl nedenleri üzerinde durulmasını gerekli kılmıştır. Reel sosyalizm ve etkilerinin yeniden sorgulanması ise üzerinde durulması gerekenlerin başında yer almıştır.

Bu şekilde; yaşanan Kürt ulusal dirilişi, reel sosyalist çizgi doğrultusunda “ulus-devlet” ile sonuca ulaştırılmak istenir. Bu uğurda bedeller ödeme pahasına da olsa büyük direnişler yaşanır, çalışmalar yürütülür. Ancak başarılı olunamaz.

Karşılaşılan bu sonucun, yapılan planlama ve alınan kararların pratikleştirilmesinde yaşanan sorun ve yetersizliklerle, taktik önderlikle doğrudan ilişkisi ayrıca bir değerlendirme ve eleştiri konusudur. Ki, bu doğrultuda Önder Apo ciltler dolusu çözümlemede bulunmuş, değerlendirme yapmış ve eleştiri geliştirmiştir. Bunlar tarih, Önder Apo ve Kürdistan halkı karşısında duyulan sorumluluğun gereği olarak; özeleştiri gerektiren bir öneme sahiptir.

Gelinen aşamada iktidara, ulus-devlete dayalı devrim ve sosyalizm düşüncesinin doğru olmadığı anlaşıldı. Fakat devrim ve sosyalizm arayışları ve mücadeleleri son bulmadı. Yeni geliştirilen düşünceler doğrultusunda somut adımlar atılarak mücadeleye devam edildi.

Bu temelde özeleştirilerde bulunulmuş, neden ve sonuçları üzerinde durulmuştur. Bunlar yapılırken kendi ve mücadele gerçekliğine anlam verilerek yaşanan yetersizliklerin de farkına varılmıştır. Ancak yaşananlar, olup-bitenler ve ortaya çıkan sonuçlar, yapılan eleştiri ve verilen özeleştirilerin yeterli olmadığını göstermiştir. Bu da beraberinde özeleştirisinde bulunulan sorunların asıl nedenleri üzerinde durulmasını gerekli kılmıştır. Reel sosyalizm ve etkilerinin yeniden sorgulanması ise üzerinde durulması gerekenlerin başında yer almıştır. Başka ülkelerde yaşanan devrim deneyimleri ve ulaştıkları sonuçlar, sınıf hareketleri, ulusal kurtuluş mücadeleleri dikkatlice incelenmiştir. O zaman yaşanan sorunlarda ideolojik, politik ve kuramsal yönlerin etkisini daha net bir şekilde görme imkanına kavuşulmuştur. Yapılması gerekenler de bu sonuçlardan yola çıkılarak belirlenmiştir. İlk belirlenen, yanlışlardan kurtulabilmek için zihin devriminin; borçların ödenmesi ve görevlerin başarısı için de vicdan devriminin bir zorunluluk olduğunu göstermiştir.

Zaman kaybı yaşanmış olsa da artık, yeni bir başlangıca yol açacak olan temel halka yakalanmıştır. Bugün Kürdistan özgürlük ve demokrasi mücadelesinin öncelediği tüm konular ise yakalanan bu halka içerisinde yerini bulmaktadır.

Rusya’da 1917 Ekim Devrimi öncesinde Bolşevik önderler yürüttükleri tartışmalarda “Her devrim bir iktidar sorunudur” belirlemesinde bulunuyordu. Devrimin akabinde de iktidara dayalı sosyalizm inşasına yönelmişlerdi. Yaşanan başka devrimler de aynı yolu izledi. Gelinen aşamada iktidara, ulus-devlete dayalı devrim ve sosyalizm düşüncesinin doğru olmadığı anlaşıldı. Fakat devrim ve sosyalizm arayışları ve mücadeleleri son bulmadı. Yeni geliştirilen düşünceler doğrultusunda somut adımlar atılarak mücadeleye devam edildi. Devlet ve iktidar dışı devrim ve sosyalizm mücadeleleri öne çıktı. Bu doğrultuda öz-güce, savunmaya, yönetime, yeterliliğe dayalı somut adımlar atıldı. Komün, kooperatif, meclis, akademi gibi çalışmalar atılan bu adımlar içerisinde yerini aldı.

Öne çıkan bu belirleme ve kavramlar dünya ölçeğindeki sosyalist, devrimci hareketler için olduğu gibi, Kürdistan özgürlük ve demokrasi mücadelesi için de yabancı değildi. Aşina olunan, varlık olarak anlamlaşmayı sağlayan, birbirini tamamlayan, aralarında herhangi bir önem sıralaması olmayan, yaşamın temel dayanakları olma özelliğine sahiptiler.

Kürdistan özgürlük ve demokrasi mücadelesinde komün, bu temel özelliği ile yer edinerek anlam kazanmıştı. Hatta denilebilir ki, toplumsallığın örgütlendirilmesi ve gelişimi içerisinde tamamlayıcısı olduğu kooperatif, meclis ve akademi işlevine de sahip olan komün, Kürdistan Devrimi’nin örgütlenmesinde atılan ilk adım ve üzerinde var olunan bir temeldi.

 

Yayın Tarihi: 16/11/2025