Gerilla kıyafetleri, 1960’ların ulusal kurtuluş mücadelelerinin en önemli sembollerinden biriydi. Öyle ki, gerilla kıyafetleri, farklı coğrafyalardaki ulusal kurtuluş hareketleri arasında da birbirinden esinlenerek, birbirinden örnek alarak, birbirinden farklı coğrafyalarda mücadele eden gerilla hareketlerini etkileyen adeta bulaşıcı bir etki yarattı.
Kıyafetler her ne kadar insanlık tarihiyle el ele ilerler şekilde ve ihtiyaçlar doğrultusunda ortaya çıksa da insana özgü olan bu aksesuarın yüzyıllardır en çok bahse konu nesnelerden biri olduğunu söylemek mümkün. Hatta adına moda denilen devasa sektörle birlikte kıyafetler, insan beğenilerinin ve arzularının en güçlü yansımalarını taşımaktalar. İnsanlık ailesinin bir ferdi olan Kürtler açısından da kıyafet nesnesi yüz yılı aşkın süredir ülkesi Kurdistan’ın dört parçaya bölünmüşlüğü bağlamında hem kültürel hem de politik savunmasının güçlü ifadelerinden biri haline gelmiş durumda. Eğer ki Kurdistan gerillasından bahsedilecekse, bu tartışmanın en önemli sac ayaklarından biri muhakkak ki gerillanın kıyafeti olmalı. Bu yazıda Kurdistan gerillasının kıyafetinin yerelden küresele taşıdığı anlam bağlamında neyi imlediği üzerine bir deneme kaleme almaya çalışacağım.
Gerilla kıyafetleri, 1960’ların ulusal kurtuluş mücadelelerinin en önemli sembollerinden biriydi. Öyle ki, gerilla kıyafetleri, farklı coğrafyalardaki ulusal kurtuluş hareketleri arasında da birbirinden esinlenerek, birbirinden örnek alarak, birbirinden farklı coğrafyalarda mücadele eden gerilla hareketlerini etkileyen adeta bulaşıcı bir etki yarattı. Fidel Castro’nun şapkası, Ernesto Che Guevara’nın yıldızlı beresi, her ikisinin haki yeşili askeri üniformaları, Türkiye açısından Deniz Gezmiş’in parkası, bugün için bile tercih edilen kıyafet çeşitlerinden. Yani bir anlamda bu tercihler devrimcilerin modası haline geldi. Ancak bu moda hali Kurdistan’da biraz daha farklı seyretti.
Kurdistan toplumu açısından kıyafetler ovalardan yaylalara, yüksek dağlara uzanan endemik coğrafyasının bir gereği olarak farklılık gösterdi. Örneğin Güneybatı Kurdistan daha düzlük iken buranın kıyafet tercihleri mevsimsel şartların yumuşaklığına uyumlu şekilde gelişti. Diğer yandan, Zagroslar gibi çetin mevsim koşullarının yaşandığı coğrafyalarda daha korunaklı kıyafetler yerelleşti. Bu yerelleşme, özellikle Kürt milliyetçiliğinin gelişimiyle birlikte ulusal bir karaktere büründü. Kaynaklarda geçtiği üzere, Botan hâkimi Mîr Bedîrxan’ın sarayında Fransız ve İngiliz elçileri ulusal kıyafetlerle karşıladığı ve bu farklı, aynı zamanda gösterişli kıyafetlerden elçilerin etkilendiği, bu etkilenişin de Mîr Bedîrxan’ın siyasi karakteriyle paralel ilerlediğini tarihi belgeleri esas alarak söylemek mümkün.
Kürt milliyetçiliğinin anti-kolonyal karakterinin gelişimiyle birlikte, 20. yüzyılda da kıyafetler Kürt halkının ulusal karakterinin taşıyıcısı olarak varlığını sürdürdü. Özellikle 1960 ve 1970’ler süresince, küresel çaptaki ulusal kurtuluş mücadelelerinden etkilenen Kürtlerin inkâr ve asimilasyona karşı ulusal kıyafetlerini bir anlamda direnişin bileşeni olarak ele almaları sonucu öne çıktı. Bununla birlikte, Kurdistan İşçi Partisi’nin (PKK) 1978’de kuruluşu ve devrimci halk savaşı başlatmasıyla birlikte Kürt ulusal kıyafetleri de gerillanın üzerinde farklı bir forma evrildi.

Gerilla kıyafeti tasarlanırken, Kurdistan’ın kalbi olarak bilinen Botan coğrafyasındaki giyim alışkanlıkları esas alındı. Gerek silahlı mücadelenin başlangıç yeri olması gerekse de giyim tarzının dağ şartlarına uyumluluğu sebebiyle Botan tarzı öne çıktı. 2012 yılında Özgür Politika’da Ekin Ada imzasıyla çıkan bir haberde gerilla terzihanesi ziyaret edildi ve buradaki çalışmalar ele alındı.[i] Kıyafetlerin dikilmesi sürecinde çalışan gerillalar, zamanla gerillaların istek ve arzularına göre, sürekli üzerlerinde bulunan bu kıyafete özel isteklerinin dikim aşamasında yansıtıldığından bahsederler. Yani gerilla açısından kıyafetleri, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası ve Kurdistanlıların bulunduğu her yerde ulusal demokratik mücadelesinin sembolü olarak modaya dönüşmesiyle birlikte direnişin güçlü bir imgesi haline geldi.
PKK gerillasının, Kürdistan dağlarını mesken edinerek Türk devletinin sömürgeciliğine karşı direnişe geçmesiyle birlikte, dağ koşullarında rahat hareket imkânı sağlaması açısından ulusal kıyafet, yani “Şal û Şepik”in savaş koşulları göz önünde bulundurularak geliştirilen özgün bir yorumu olan “Leşkerî” öne çıktı. Aynı zamanda, dayanıklı yapısıyla bilinen işçi ayakkabısı “Sarı Mekap” da gerilla tarafından kullanılmaya başlandı. Her ikisi de zaman içinde, küresel anlamda ulusal kurtuluş mücadelesi gerillalarının haki yeşili üniformalarıyla birleşip, yerelden küresele[ii] bir yorum olarak öne çıktı. Bu yorum Kurdistan Özgürlük Hareketi’nin küresel davasına bağlılığı, ama aynı zamanda Kurdistan’ın kültürel değer ve özelliklerini terk etmeyişi olarak da değerlendirilebilir. Diğer yandan, Sarı Mekap’ın tercih edilmesi de devrim işçiliğinin yansımasıdır. Haki yeşili Leşkerî ve Sarı Mekaplarını kuşanan Kurdistan gerillaları giriştikleri zahmetli işin içerisinde kendi özgün karakterlerini yaratmayı ihmal etmediler.
Gerilla, dış görünüşü itibariyle Kurdistanlıların bulunduğu her yerde bir tür idol olarak öne çıktı. Kurdistan’ın dört parçasında ulusal bayramlarda, kutlamalarda, hatta düğünlerde ve davetlerde gerillanın dış görünümünü örnek alan gençler bu kıyafetlerle boy gösterdiler. Haki yeşili Leşkerî ve Sarı Mekap özel günlerde en çok tercih edilen giysilerden biri haline geldi.
Zindanlarda rehin tutulan gerillalar dört duvara hapsedilmiş olsalar dahi özgürlüğün sembolü olan giysilerinden vazgeçmediler. Hatta, IŞİD’e karşı küresel savaşın sembolü haline gelen Kobanê Savaşı esnasında Kurdistan gerillasının giysileri, içerisinde bulundukları zorlu koşullara rağmen YPG savaşçıları tarafından da esas alındı. IŞİD’lilerin, şalvarlı savaşçıları gördüklerinde korkuya kapıldıkları anlatısı dilden dile tüm dünyaya yayıldı. Kobanê Savaşı’nın yarattığı etki ve kadın savaşçıların görünürlüğü sayesinde Kurdistan gerillasının kıyafetleri Micheal Kors ve H&M gibi dünyaca ünlü markalar tarafından kreasyon haline getirildi ve tartışmalara sebep oldu. Avrupa’da Kurdistan Özgürlük Hareketi’nin ilişkiye geçtiği enternasyonalistler tarafından gerilla kıyafetleri eylemlere taşındı. Kısacası Kuzey gerillasının giyim tarzı karşısında kayıtsız kalınamadı.
Bahsedildiği üzere, gerilla kıyafetleri küresel bir etkileşime ve muhtevaya ulaşsa da, bu kıyafetlerin yerelden gelen özgün bir yoruma sahip olduğunu vurgulamak gerekir. Botan coğrafyasının giyiminin esas alınması, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin sınırlarda düşünme pratiğinin bir tür yansımasıydı. Zira mücadeleye başladıklarında hazır bir küresel gerilla figürü vardı, ancak bu tercih edilmedi ve Kurdistan yerelliğinin etkisiyle dış görünüme anlam biçildi. Bir anlamda gerilla, hem ulus-aşırı mücadele değerlerine bağlı hem de yüzlerce yıllık bir formun sürdürülmesi anlamında yerelden küresele bir tasarımın mucidiydi.
Dipnot ve Kaynakça
[i] https://www.ozgurpolitika.com/haberi-gerilla-kiyafetlerinin-buyusu-22823
[ii] Walter Mignolo (2023), Yerel Tarihler Küresel Tasarımlar: Sömürgecilik, Madun Bilgiler ve Sınırda Düşünmek, Çev. Emre Can Ercan, İnsan Yayınları.
Yayın Tarihi: 12/01/2024