PolitikART
Podcast

Gelmeyen Pazar: Mikail Kırbayır anlatıyor

Sayı: 322
PolitikART
"Gelmeyen Pazar" podcast serisinde kayıp yakınları ve tanıkların Galatasaray Meydanı’ndan taşan, belleklerimizde yer etmiş mücadelesine odaklanıyoruz. Zorla kaybettirilen insanlar ve geride kalanların hikayelerine yakın mercek tutuyor, bu hikayelerin seslerini kulaklarınıza, odalarınıza, evlerinize getiriyoruz. Anlatılan bu mücadele bir adalet mücadelesi, yani gelmeyen pazarların…

“Hepsi çırılçıplak, gözleri bağlı, elleri arkada bağlı bir şekilde. Cemil’i sorguya alıyorlar. Sorgulama esnasında Cemil diyor ki; ‘Ben halkı sömürenlere karşı direndim. Karaborsaya karşı direndim. Fakir aile çocuklarının parayla götürülmesine direndim. Bu namussuzlara karşı direndim. Siz bu namussuzların ihbarlarını kale alarak bana bu işkenceyi yapıyorsunuz.’ Bu arada bom sesi geliyor. Polis heralde vuruyor. Sonrasında sesi kesiliyor Cemil’in. Bu üçünün anlattığı durum; bir telaş başladı. Bizi oradan hemen çıkardılar. Gözlerimiz bağlıydı. Giysilerimizi getirdiler. Aradan birkaç saat geçtikten sonra gözlerimiz açıldı. Üçümüz birbirimize baktık Cemil yok. Bir şeyler oldu ama ne oldu? O ses neydi?”

***

“Yıllar yılı kovaladı. Cemil adı firar. Tabii biz anaya demiyoruz. Ana da ha ‘Cemil gelecek firarda.’ 30 yıl boyunca evini sit alanı yaptı. Boya badana yaptırmadı Cemil gelir de evi tanımaz diye. Ana hep bekledi. Baba kahrından 91’de gitti. Ana yalnız kaldı. Ve Cemil firardaydı, ona göre…”

***

“Büyük Millet Meclisi’nde Zafer Üskül başkanlığında İnsan Hakları Komisyonu kuruldu. Bu komisyon 30 yıldan bu yana yurt içinde ve yurt dışındaki bütün tanıkları dinledi. 350 sayfalık rapor hazırladı ve kanaat olarak dedi ki; '8 Ekim 1980’de Cemil Kırbayır Dede Korkut Eğitim Enstitüsünde sorgulama esnasında sorgulamayı yapan Mehmet Haytan, Zeki Tunçkollu, Selçuk Akyıldız ve Taner Altan tarafından ağır işkence sonucu katledilmiştir. Cesedi de yine bu kişiler tarafından ortadan yok edilmiştir.' Bu rapor Genel Kuruldan geçti. Adalet Bakanlığı aracıyla Kars Savcılığına gönderildi. Kars Savcılığı iddianame hazırlamadı. Köy ihtiyar heyetinin raporu olsaydı delil kabul edilirdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin raporu kaale alınmadı. Zamanı çaldılar. Zaman aşımına uğrattılar.”

***

“1995 yılından bu yana Galatasaray’da oturan kayıp yakınları; analar, abiler ablalar, bacılar... Göçtüler. Ömürleri vefa etmedi. Berfo ananın da ömrü vefa etmedi. Berfo anayı biz Galatasaray’da uğurladık. Orada sonsuza gönderdik. Onun için Galatasaray bizim bir de musalla taşımızdır. Bu anlamıyla önemlidir ve ısrarlıyız. Bundan bizi kimse caydıramaz. Caymayacağız da!”

 

Yayın Tarihi: 25/11/2023