PolitikART
Toplum-Politika

2015 Newrozu ve yeniden inşa

Sayı: 161
İdris Baluken
Tarihsel direnişlerin demokratik siyasi çözümde vücut bulduğu on maddelik müzakere metnine ek olarak 2015 Newrozu için Sayın Öcalan’ın beklenen mesajı, bu Newroz ile birlikte yaşamsallaşmasında önemli bir aşama yaşayacaktır. Gerek Newroz ruhunun gerekse de zamanın ruhunun bize yüklediği görev; çözüm sürecini demokratik ulus perspektifinde hayata geçirmek için inşa etmektir.

Kürt halkının tarihsel direnişinin hem kökeni ve ilham kaynağı hem de kader çizgisi olan Devrimci Kawa’nın direnişi, Kürt halkı açısından bir yanıyla Kobanê direnişinde olduğu gibi güncelde yaşamsallaşırken, diğer yanıyla bölgesel denklem içinde çözüm süreci ile bir adım ötesine varmıştır.

Zalim Dehak’ın ‘can alma ve kan içme’ şeklinde beliren zulmü, son beş yüzyıldır kapitalist modernite ve onun yönetim aygıtı olan ulus devlet özelinde farklı iktidar teknikleri ile sürmektedir. Bugün Kobanê özelinde Rojava’da DAİŞ adlı çetenin halklara saldırtılması suretiyle yürürlüğe konulan planın özü, Dehaklaşan kapitalist modernite anlayışının saldırısıdır. Demokratik modernite, demokratik ulus ve öz güce dayalı öz yönetim modellerinin kapitalist modernitenin yaşadığı kaosa karşı insanlığa sunduğu aydınlık, Zalim Dehak’a karşı insanlığa direniş ışığını armağan eden Devrimci Kawa’nın 21. yüzyıla yansımasıdır. Bunun içindir ki, Kawalar çoğaldıkça Dehakların kaybetmeye mahkum olduğu gerçekliği bilinmekte ve kapitalist hegemonyanın saldırıları genişlemektedir. Her tahakküm bir direniş yaratırken, her saldırı bir karşı koyuşu beraberinde getirmektedir. Ancak bu direnişi diğerlerinden ayıran özellik, beş bin yıllık tarihsel-toplumsal sorunlara karşı öze dayalı ve çözümleyici yaklaşmasıdır. Bu yönüyle de Kawa’nın devrimciliği aynı ruhla, 21. yüzyıl şartlarında güncellenmiş bir şekilde yaşatılmaktadır.

Bugün Kobanê’de, Şengal’de, Maxmur’da ve Musul’da zulüm sistemini yerle bir eden insanlık direnişi, bölgede yeni bir inşayı esas alan demokratik çözüm ile taçlanmak üzeredir. Yüzlerce yıldır inkar, imha ve asimilasyon şeklinde beliren Kürt halkının haklı taleplerini bastırma politikaları, kızıl sarısını Newroz ateşinden alan mekaplıların 35 yıllık irade üstü direnişi ile mahkum edilmiştir. Şimdi artık zalim Dehak’ın ve onun günceldeki yansımalarının zulmü tarihin kara sayfalarında yerini almakta; devrimci Kawa’nın yoldaşları demokratik ulus çözümü ile özgür, adil ve eşit geleceği örmektedir. Yani vakit zalim Dehak’ı devirme vakti değil, devrilmiş Dehak zulüm düzeni yerine geçecek olan özgür, eşit, adil bir geleceği inşa etmenin mücadelesini yürütmektir. Çünkü 1924 yılında ilk olarak ulusal, sonrasında ise küresel ölçekte yok sayılan bir halkın yüzyılı olan 21. yüzyılda, Kürt halkı etkili bir aktör olarak siyasetin gündeminde belirleyici konumdadır. Nitekim geleceği inşa mücadelesinin ilk hamlesi, bu tarihsel durumu çözümleyen Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan tarafından kaleme alınıp 2013 Amed Newroz’unda tüm Türkiye ve Ortadoğu halkları ile paylaşılan manifestodur.

Zamanın ruhunu okuyamayanların tarihin çöp sepetine gidecekleri gerçekliğini vurgulayan Newroz manifestosu Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu halkları için yeni yaşamın inşasında önemli bir çerçeve çizmekte, yeni mücadele dönemini müjdelemektedir. Bu kapsamda, 2013 Amed Newrozu’ndan bugüne kadar geçen iki yıllık zaman zarfında esas mücadele, geleceği radikal demokrasiye ve özgürlüklere dayanan bir şekilde kurmaktır.

Devrimci Kawalardan, Şêx Bedreddîn’e oradan Şêx Saîd’e ve nihayetinde Kürt Özgürlük Hareketi’ne kadar süren direniş ile başlayan çözüm süreci, AKP iktidarı ve egemen devlet aklının eksik ve yanlış yaklaşımlarına rağmen sürmektedir. Üzerinde ısrar edilen, ciddiyetle/ehemmiyetle yaklaşılan ve bütün aksamalarda tek taraflı olarak devam ettirilen çözüm süreci mücadelesi, tarihteki tüm direnişleri tamama erdirme isteğidir. Özgürlüğü ve demokrasiyi barış ile sağlama talebidir. Denizlerin, Mahirlerin, Kaypakkayaların, Kürdistan şehitlerinin onurlu mücadelesini başarıya ulaştırıp Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu halklarına armağan etme erdemidir. Üç kibrit çöpüyle halklara ab-ı hayat sunan Mazlum Doğan’ın Kemal Pir ve Haki Karer ile direnişini birleştirdiği yerde ortaya çıkan, dar yaklaşımları aşmış ve demokratik ulus anlayışını bilince çıkarmış halkların ortak direnişini örgütleme ve demokrasiyi inşa etme edimidir.

Bu kapsamda, özgür bir geleceğin sembolü haline gelmiş Newroz ateşini Kürdistan’ın her tarafında daha fazla harlama zamanıdır. Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü, Kürdistan’a statü, Türkiye’ye demokrasi ve Ortadoğu’ya barış için Newroz ateşini daha fazla yükseltme, mücadeleyi umutla birleştirme zamanıdır.

Newrozu özgür gelecekle birleştirme zeminini sunan durumların başında, kadın kölelik çizgisine karşı kadın özgürlük çizgisinin her geçen gün biraz daha büyüyen, kendisini aydınlatan ve kendisini aydınlatırken tüm halklara özgürlük ışığını sunan mücadelesi gelmektedir. Tarihin ilk sömürü biçimi olan cinsiyetçilik, anaerkil dönemin esas olduğu coğrafyaların merkezi olan Mezopotamya’da Arîn Mîrkan şahsında kadın direnişi ile reddedilirken, insanlığa verilen mesaj cinsiyet özgürlüğünün vazgeçilemez bir talep olduğudur. Bu talep ile görülmektedir ki, kadınlar artık erkek egemen sömürü sistemini ret ediyor; demokratik, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü yaşamı inşa ediyor.

2015 Newrozu’na Kobanê’nin özgürleştiği, Kürt halk direnişinin dünyada kabul edilir hale geldiği, Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın özgürlüğüne yaklaştığı gerçeklikleri ile gireceğiz. Bugün artık kazanılacak bir dünya vardır. Bu şartların oluşması binlerce değerin yitirilmesi ile, İmralı zindan direnişi ile gerçekleşmiştir. Kazanılacak dünyanın gerçekliği buna uygun olmak durumundadır. Bu kapsamda Sayın Öcalan tarafından hazırlanan ve tüm dünya kamuoyuna deklare edilen on maddelik müzakere metninin esas alınması gerekliliği açıktır. Ortadoğu’daki savaş durumunun ve Türkiye’deki anti demokratik rejimin demokrasi ve barış temelinde restorasyonuna ve yeniden inşasına dayalı gerçekleşen bu hamle, 2015 Newroz’unda Sayın Öcalan’dan beklenen mesaj ile birlikte, halkların farklılıkları ile bir bütünlük içerisinde yaşamasını sağlayacak demokratik zemini sunacaktır.

Bölgenin restorasyonu ve yeniden inşası sürecinin demokrasi ve özgürlük temelinde gelişmesinin yöntemi, demokratik siyaseti esas alan bir gelecek kurmaktır. İktidarcı kapitalist hegemonya ve onun Ortadoğu’daki yerel işbirlikçileri ve benzerleri halkların sorunlarını çözmek yerine her geçen gün daha fazla biriktirmektedir. Oysaki iktidar mefhumunu ortadan kaldırıp toplumun öz gücüne dayalı yaşamı esas almak, zamanın ruhunu okumaktır. Aynı zamanda tüm kimliklerin ve inançların özgürlük içinde birlikte yaşamını inşa etmek, bu tarihsel direnişçilerin mirasına evrensel düzeyde sahip çıkmaktır. Nihayetinde bu devrimcilerin yarattığı değer, bir iktidar alanı yaratmak değil, iktidarları ve tahakkümlerini tarihin çöp sepetine göndermektir.

Tarihsel direnişlerin demokratik siyasi çözümde vücut bulduğu on maddelik müzakere metnine ek olarak 2015 Newroz’u için Sayın Öcalan’ın beklenen mesajı, bu Newroz ile birlikte yaşamsallaşmasında önemli bir aşama yaşayacaktır. Gerek Newroz ruhunun gerekse de zamanın ruhunun bize yüklediği görev, çözüm sürecini demokratik ulus perspektifinde hayata geçirmek için inşa etmektir.

 

Yayın Tarihi: 07/07/2023